Monthly Archives: Ekim 2015

Saray/Akp Can Almaya Devam Ediyor Yılmayacağız, Susmayacağız, Direneceğiz!

10 Ekim 2015 Cumartesi günü Ankara’da düzenlenecek Emek, Barış ve Demokrasi mitingi öncesi, miting alanına girmeye çalışan onbinlerce insana alçakca bir saldırı gerçekleştirildi.

Resmi açıklamalara göre şu ana kadar 97 vatandaşımız hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı.

Türkiye’nin Ortadoğu için model olması bir yana, Ortadoğu, artık Türkiye için bir model haline geldi.

Bunun sorumlusu Saray/AKP’dir.

Saray/AKP’nin yeni Türkiyesi diktatörlük, savaş ve sömürü, anlamına gelirken, bölgede yürütmeye çalıştığı “yeni Osmanlıcı” hayaller ile bezeli maceracı siyasetler ise yıkım, göç, kan ve gözyaşı anlamına gelmektedir.

Saray/AKP’nin izlediği dış politika, özellikle de Suriye politikası ülkeyi telafisi mümkün olmayan büyük sorunlar ile karşı karşıya getirmiştir.

Dün Suruç’ta, bugün Ankara’da patlayan bombalar hiç kuşkusuz Saray/AKP’nin izlediği siyasetlerin bir sonucudur.

Şimdi hükümet yetkilileri, (sanki daha öncekileri bulunabilmiş gibi) bu alçakça saldırıyı gerçekleştirenlerin bulunacağını söyleyip duruyorlar.

Eğer hükümet yetkilileri gerçekten bir fail arıyorlarsa, onları öncelikle Saray’a ve sonra da aynaya bakmaya davet ederiz.

Biz biliyoruz ki, o bombaların pimini kim çekmiş olursa olsun, bütün bu katliamların asıl sorumlusu bölge ve Türkiye’de halklar ve dini inançlar arasında büyük bir kin ve nefret tohumu ekmeye çalışan Saray/AKP’dir.

Biz biliyoruz ki, Suruç’la başlayıp Ankara ile devam eden bu saldırıların zemini, 7 Haziran seçimleri öncesinde 400 milletvekili isteyen Saray/AKP tarafından yaratılmıştır.

Biz biliyoruz ki, bu saldırıların arkasında 2 Kasım seçimlerine sayılı günler kala bütün bir ülkeyi (ya tek başına iktidar ya da kaos diyerek) kan gölüne çevirmekten çekinmeyeceği anlaşılan Saray/AKP vardır.

Şimdi kimse boşuna timsah gözyaşı dökmesin.

Saray/AKP’nin işlediği suçlar her geçen gün artmaktadır.

Saray/AKP ne yaparsa yapsın bu suçların üzerine örtemez.

Bilinmelidir ki, Saray/AKP Suriye siyasetine devam ettiği sürece, ülkede savaş kışkırtıcılığı yaptığı, Kürt halkını ve onlarla dayanışma içerisinde olan sol, sosyalist, demokrat güçleri, Alevileri her fırsatta hedef gösterdiği, çete döküntülerini meydanlara sürdüğü sürece dökülen/dökülecek her kandan her düzeyde sorumlu olacaktır.

Bu açıdan Siyaset Meclisi olarak,
Saray/AKP’yi bir kez daha uyarıyor ve öncelikle diyoruz ki:

  • Ortadoğu’dan elini çek, kanlı örgütleri desteklemeyi bırak.
  • Başta Kürt halkı olmak üzere bütün halklara yönelik her türlü saldırıyı durdur. Acil olarak muhataplarıyla barış görüşmelerine tekrar başla.

Ve bir kez daha ilan ediyoruz ki:

Diktatörlüğe, Savaşa ve Sömürüye karşı

Demokrasi, Barış ve Sosyal Adalet için mücadele etmeye devam edeceğiz!

Yılmayacağız, Susmayacağız, Direneceğiz!

Siyaset Meclisi
12 Ekim 2015

Siyaset Meclisi I. Olağan Toplantı Sonuç Metni

Diktatörlüğe, Savaşa ve Sömürü’ye Karşı
Demokrasi, Barış ve Sosyal Adalet İçin Mücadeleye

  1. Türkiye uzun zamandan beri Türkiye’deki “siyasal toplumsal” gelişmelerin Ortadoğu’yu, Ortadoğu’daki “siyasal askeri” gelişmelerin ise Türkiye’yi doğrudan etkilediği/etkileyeceği koşullar altında büyük bir karanlığa doğru ilerliyor.Saray/AKP’nin yeni Türkiyesi diktatörlük, savaş ve sömürü, “yeni Osmanlıcılığı” ise bölge halkları için yıkım, göç, kan ve gözyaşı anlamına gelmektedir.Saray/AKP’nin izlediği dış politika, özellikle de Suriye politikası ülkeyi telafisi mümkün olmayan büyük sorunlar ile karşı karşıya getirmiştir.

    Saray/AKP’nin daha büyük sorunlara yol açmadan dış politikasında köklü değişikliklere gitmesinin sağlanması büyük önem kazanmaktadır.

  2. Bugün Rusya’nın, Suriye’de Esad rejimini korumak amacıyla askeri bir hamle yapması bölgedeki dengeler açısından “yeni bir döneme” işaret etmektedir. Rusya’nın bu hamlesinin olası sonuçlarının tümünü kestirmek bugünden mümkün olmasa bile, önümüzdeki süreçte bölgedeki taşların yeniden karılacağını söylemek mümkündür.Başta Suriye, Türkiye, Irak ve İran olmak üzere, bölge ülkeleri ve savaşan taraflar açısından, öte yandan ise ABD açısından Rusya’nın bölgedeki fiili varlığının olası sonuçları üzerinde önemle durulması gereklidir.
  3. Türkiye hızla 1 Kasım seçimlerine doğru yol alırken, Kürt illerinde savaş tırmanıyor. Bu süreçte, sivil yurttaşlara yönelik devlet baskı ve saldırısında yoğunluk artışı yaşanmaktadır. Özellikle son günlerde, devlet güçlerinin sivil yurttaşlara karşı uyguladığı şiddette ve insanlık dışı uygulamalarda artış gözlenmektedir.Toplumsal barışı ciddi olarak yaralayan bu tutumlara karşı güçlü bir tutum alınması, toplumsal düzeyde devlet eliyle geliştirilmeye çalışılan ırkçı ve şoven saldırganlığa karşı mücadele edilmesi gereklidir.
  4. Saray/AKP 7 Haziran yenilgisinin sorumlusu olarak belli ki HDP’yi görmektedir. Bu açıdan Saray/AKP 1 Kasım seçimlerinde Haziran’ın rövanşını almaya çalışmaktadır. Her türlü seçeneği devreye sokarak HDP’yi baraj altı bırakmaya, HDP’yi siyaset yapamaz hale getirmeye çalışmaktadır. Bu tutumlar açık ki, HDP’yi fiili olarak kapatmaya çalışmak anlamına gelmektedir. Bu açıdan HDP ile çok yönlü bir dayanışmanın sürdürülmesi, 1 Kasım seçimlerinde oy verilmesi gereklidir.
  5. Saray/AKP ülkede adeta muhalefet istememektedir. Bütün bir toplumu düşmanlaştırarak kendisini var etmeye çalışan bu iktidar, var olan bütün muhalefet dinamiklerine karşı gözünü karartmış biçimde saldırmaktadır. Sahip olduğu devlet olanaklarını ya da fiili saldırı mekanizmalarını devreye sokarak, başta basın kuruluşları olmak üzere, yazarlara ve gazetecilere karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bu süreçte, başta muhalif haber ajansları, DİHA, ETHA gibi özellikle Kürt illerinden bağımsız haber geçmeye çalışan basına yönelik devletin sindirme siyaseti kabul edilemez. Batı’da da Saray/AKP tahammülsüzlük sınırlarını belirli medya kuruluşları ve sahiplerine kadar yöneltirken somut olarak Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ın yandaş basın ve yazarları tarafından hedef gösterilmesinden sonra saldırıya uğraması ülkedeki demokrasinin niteliğini göstermesi açısından somut bir veridir.

Gelişmeler kaygı uyandırıcıdır.

  1. Ülkenin doludizgin gittiği karanlıktan kurtulabilmesi ancak Saray/AKP’nin geriletilmesi, durdurulması ile mümkündür.
  2. Bu yüzden Saray/AKP’nin geriletilmesi/durdurulması, 13 yıl süren iktidara son verebilme mücadelesi için direniş ve değişim arayışlarını güçlendirmek, geliştirmek, var olan güçler ile yan yana gelmek büyük önemdedir.
  3. Saray/AKP’nin ülkede ve bölgede diktatörlük, savaş ve sömürü politikalarının karşısına, her yerde (sokakta ve sandıkta) demokrasi, barış ve sosyal adalet talepleri ile çıkılması gerekli ve önemlidir.
  4. HDP’nin fiili olarak kapatılma girişimlerinin karşısında olunmalı, HDP ile çok yönlü dayanışılmalıdır.
  5. 10 Ekim 2015 tarihinde DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrıcısı olduğu Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne, yürütülen toplumsal çalışmalar üzerinden katılınmalıdır.

Siyaset Meclisi
04 Ekim 2015

Meclis I. Olağan Toplantısı Yapıldı

Siyaset Meclisi I. Olağan Toplantısı, 04 Ekim 2015 Pazar İstanbul’da yapıldı.

Toplantı:

  • Koordinasyon Kurulu Bilgilendirme
  • Siyasi gündem, seçim ve toplumsal mücadele çalışmaları ve 2 Kasım sonrası olası gelişmeler
  • Siyaset Meclisi ve Koordinasyon Kurulu işleyiş ve çalışma yöntemi

gündemi ile gerçekleştirildi.

Toplantı sonunda:

  • Siyaset Meclisi’nin yaşanan siyasal toplumsal gelişmelere ilişkin bir sonuç bildirgesi hazırlamasına,
  • Hazırlanacak bu sonuç bildirgesinin esas olarak daha önce yapılmış olan açıklamalar çerçevesinde ele alınması, bu çerçeveye ek olarak, Rusya’nın Suriye’de aktif bir askeri pozisyon almasının yeni ve önemli bir siyaset girdisi olarak değerlendirilmesi, bunun bölgede ve Türkiye’de çok önemli sonuçları olacağının belirtilmesi gerektiğine,
  • Öte yandan özellikle son zamanlarda Kürt illerinde süren savaş halinin devletin sivillere yönelik katliam boyutlarına tırmandırması ile insanlık dışı görüntülerin artmasının yarattığı toplumsal tahribata bir kez daha vurgu yapılmasına,
  • HDP yöneticilerine karşı hukuk dışı uygulamaların çoğalmasının ve son olarak başta Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a yönelik saldırı olmak üzere, DİHA, ETHA gibi bağımsız basın ajanslarına ve bölgede çalışma yürüten gazetecilere yönelik artan devlet şiddet, baskı ve hedef göstermelerin bir yanıyla demokratik hak ve özgürlüklerin giderek kısıtlandığının, diğer yanıyla ise Saray/AKP’nin 1 Kasım seçimlerini ne pahasına olursa olsun kazanmak için muhalif bütün sesleri bastırmaya çalıştığının belirtilmesine,
  • Bu çerçevede Diktatörlüğe, Savaşa ve Sömürü’ye Karşı, Demokrasi, Barış ve Sosyal Adalet Mücadelesi’nin hem sokakta hem de sandıkta yükseltilmesi gerekliliğinin bir kez daha vurgulanmasına,
  • Koordinasyon Kurulu tarafından Meclis’e sunulan “işleyiş ve çalışma yöntemi”ne ilişkin çerçevenin bazı maddelerinin değiştirilerek, bazı maddelerin ise görüşülmesinin ertelenmesi kaydı ile kabul edilmesine,
  • Buradan hareketle Siyaset Meclisi’nin “çalışma grupları” oluşturarak faaliyetlerini derinleştirmeye çalışmasına, bu konuda gelecek öneri ve çalışma isteklerinin gözetilmesine, çalışma gruplarının zaman içerisinde oluşturulacağı gerçeğinden hareketle metinde sayılan konular dışında da çalışmaların örgütlenmesi için inisiyatif ve sorumluluk almak isteyen arkadaşların teşvik edilmesine,
  • Öncelikli olarak Koordinasyon Kurulu ile eşgüdümlü çalışacak bir basın yayın ve iletişim çalışma grubunun kurulmasına,
  • İki Siyaset Meclisi toplantısı arasında yaşanacak gelişmelere Koordinasyon Kurulu’nun Meclis ile istişare yaparak uygun bir tavır geliştirebilmesi için yetkilendirilmesine…
  • 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da yapılacak DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin gerçekleştireceği Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne toplumsal mücadele alanları üzerinden katılınmasına,
  • Siyaset Meclisi II. Olağan Toplantısı’nın Kasım ayının ilk pazarının seçim günü olması münasebetiyle, 8 Kasım 2015 Pazar günü seçim sonuçları gündemi ile toplanmasına karar verildi.

Sandıklarla Oynama! HDP’den Elini Çek! Seçmen İradesini Engelleme!


Sandıklarla Oynama!
HDP’den Elini Çek!
Seçmen İradesini Engelleme!

Saray/AKP 7 Haziran seçim sonuçlarını hala hazmedebilmiş değil.

Saray/AKP sandıkta uğradığı yenilginin acısını halka saldırarak çıkartmaya uğraşıyor. 7 Haziran seçimlerinin rövanşını, halkı baskı altına alarak, sandık taşıyarak/birleştirerek, HDP’yi siyaset yapamaz hale getirerek, HDP’lileri gözaltına alarak 1 Kasım seçimlerinde almak istiyor.

Ancak Saray/AKP böyle yaparak kendi meşruiyetini her geçen gün kaybediyor. Her fırsatta seçimlerin, seçilmiş olanların önemine vurgu yapanlar, kendi yenilgileri söz konusu olduğunda her türlü hukuk dışı yöntemi devreye sokmaya çalışmaktan bir dakika geri durmuyor.

Bugüne kadar, iktidarının kaynağını, meşruiyetini seçimlere dayandıran Saray/AKP 6 milyon yurttaşın oy verdiği bir partiyi HDP’yi “fiili olarak siyaset” dışına itmeye çalışıyor.

Yetmiyor HDP’lileri gözaltına alıyor, HDP’ye oy veren seçmenin oy kullanma hakkını sandıklar ile oynayarak elinden almaya çalışıyor.

Saray/AKP’nin Anayasa ve yasaları hiç sayan bu tutumunun demokratik yaşamın temel evrensel normlarına aykırı olduğu açık.

Öncelikle bildiririz ki;
SARAY/AKP’NİN BU HUKUKDIŞI TEHLİKELİ OYUNUNU GÖRÜYORUZ!

Oynadıkları bu tehlikeli oyun, öncelikle seçmen iradesinin baskı altına alınmaya çalışılması ve HDP’nin “fiili olarak kapatılmaya çalışılması” anlamına geliyor.

Seçmenin HDP’ye baskı ile oy attığı iddiası ile başlayıp bugün güvenlik gerekçesi ile sandık taşıma ve birleştirme kararlarına kadar giden bu süreç, HDP’li yöneticilerin gözaltına alınması ile devam ediyor. Bunlar milyonlarca insanın oy verdiği bir partinin baskı ve sindirme politikaları ile baraj altı bırakılmak istenmesinin hukuk dışı adımlarıdır.

Ancak bir kez daha hatırlatmak isteriz ki,

-Söz konusu sandık taşıma ve birleştirmeye ilişkin düzenleme ancak “Mahallede İl Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçilmesi Hakkındaki Kanunun” Ek 2. Maddesi’nde belirtilen “Dağınık mahalle ve köylerin birbirine yakın olması halinde birleştirilebilir”, bunun dışında Yüksek Seçim Kurulu’nun 2015/897 ve 2015/791 sayılı kararlarında açık şekilde belirtildiği üzere mer’i mevzuatta;

GÜVENLİK GEREKÇESİYLE SANDIK TAŞIMA VE BİRLEŞTİRME MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Yüksek Seçim Kurulu’nun, güvenlik gerekçesiyle sandık taşıma ve birleştirmeye yönelik böyle bir karar vermesi halinde beş ay önce yine bizzat kendisinin vermiş olduğu kararlarında belirttiği mevzuatta olmayan ve bu ülkede uygulanmayan bir kanuni düzenlemeyi uygulamış olacaktır. Eğer Yüksek Seçim Kurulu böylesi hukuk dışı bir karara imza atarsa büyük bir hukuki sorumluluk altına girecektir.
Ancak bundan ötesi eğer böylesi bir karar hayata geçirilecek olursa çok büyük bir “siyasal kriz” ortaya çıkacaktır.

-Öte yandan Anayasa ve yasalar uyarınca demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilere karşı “fiili kapatma” manasına gelecek tutumlar kabul edilemez. HDP ve HDP’lilere yönelik hukukdışı tavır ve davranışlara son verilmelidir.


UYARIYORUZ!
SARAY/AKP’NİN BU TUTUMU DEVAM EDERSE
SEÇİM BUGÜNDEN TARTIŞMALI HALE GELECEKTİR.

 

Bu nedenle,

SİYASET MECLİSİ olarak söz konusu sandık taşıma ve birleştirme düzenlemelerinin TC Anayasası Madde 67’de belirtilen seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldıracağını,

HDP’nin fiili olarak siyaset yapamaz hale getirilmesi, yönetici ve üyelerinin sudan sebepler ile gözaltına alınması, tutuklanması HDP’nin fiilen kapatılmaya çalışılması manasına geleceğini bir kez daha hatırlatırız.

Bu yüzden tüm seçmenleri iktidarını koruma peşinde olan ve bu yolda hukuku oyuncak haline getiren Saray/AKP’nin bu hukuk tanımaz uygulamalarına karşı hukuki yollara başvurmak da dahil olmak üzere, Kurul’un seçmen iradesinin aleyhine vereceği her türlü kararda toplumsal muhalefeti yükseltmeye ve yine seçim sırasında sandık güvenliğinin sağlanması için bir kez daha sandıklarda görev almaya,

HDP’nin fiili olarak siyaset dışına itilmeye çalışılmasına, fiili olarak kapatılmaya çalışılmasına karşı durmaya çağırıyoruz.

SİYASET MECLİSİ olarak bundan sonra yaşanacak her türlü hukuksuzluğun takipçisi olacağımızı, her türlü baskı ve sindirme politikasına karşı çıkacağımızı ilan ederiz.


SARAY/AKP ELİNİ SANDIKTAN VE HDP’DEN ÇEK!
SEÇMEN İRADESİNİ ENGELLEME!

 


Siyaset Meclisi (2 Ekim 2015)